MΓΌnafΔ±klar ahmakΓ§a Allah’a tuzak kuruyorlar, Allah bu tuzaklarΔ±nΔ± tam tepelerine geΓ§iriyor. Mal ve mΓΌlk hΔ±rsΔ± yapΔ±yor, eΕΕek gibi Γ§alΔ±ΕΔ±yorlar. ΓmrΓΌ, genΓ§liΔi eΕΕek gibi Γ§alΔ±Εarak geΓ§iyor. MalΔ±nΔ± yΔ±ΔΔ±yor, yΔ±ΔΔ±yor, yΔ±ΔΔ±yor ama yiyeceΔi vakti kalmΔ±yor. GenΓ§liΔi MΓΌslΓΌmanlara hizmet ederek geΓ§miΕ, geride kalmΔ±Ε. Bir yandan adΔ±m adΔ±m ΓΆlΓΌme gidiyor, ΓΆlΓΌmΓΌ de dehΕet verici bir acΔ±yla oluyor. Bir sofra kuran adam dΓΌΕΓΌnΓΌn. Emek emek sofrayΔ± hazΔ±rlΔ±yor, her detayΔ± yapΔ±yor tam elini uzatΔ±p yemeΔi yiyecekken biri gelip odunla kafasΔ±na vurarak sofradan alΔ±yor. Δ°Εte bu mΓΌminlere mΓΌthiΕ bir neΕe vesilesi olan, Allah’Δ±n mΓΌnafΔ±klara kurduΔu nefis tuzaktΔ±r. (Tevbe Suresi, 55: Εu halde onlarΔ±n mallarΔ± ve Γ§ocuklarΔ± seni imrendirmesin; Allah bunlarla ancak onlarΔ± dΓΌnya hayatΔ±nda azaplandΔ±rmak ve canlarΔ±nΔ±n inkar iΓ§indeyken zorlukla Γ§Δ±kmasΔ±nΔ± ister.)